Bir felsefeci olmasının yanında iyi bir okur yazardır Mey. Durmaksızın üretir ve hatta üretmek onun için bir nevi akciğer görevi görür. Popülist yaklaşımlara yüz vermediği gibi bunu hicveden oldukça bilinen hikâye karakterleri yaratır ve bu karakterlerin ağzından fırtına gibi eser. İyi bir düşünür ve bir kitap sevdalısıdır; Çiçeği sever, yeşili korur. Bitti.

Melek Ekim Yıldız

Gerçeği Alaşağı Etmeyen Hikâye Var mıdır Veya Tokyo Uçuşu İptal!

Yapabilmenin yolunu bulduğu ilk andan itibaren insan hikâye anlatıyor ve o hikâyeleri dinlemeye meyilli başka insanların varlığı yönünden de sıkıntıya düşmüyor. Efsaneler, mitler ve masalların, gerçeğin bunaltısını alt üst etmenin bir yolu olarak, ortaya çıktıkları ilk andan başlayarak insan hayatında yer edinip; hayal gücü ile harmanlanmış gerçeği katlanılabilir hale getirmenin ...

Daha Oku

Varlığından Soyunma Hali veya Karasevdalılar

Karasevda bilgisi, kişisel tarihin gün görmemiş köşelerinde saklıdır. Öyledir çünkü içinde, kişinin yüzleşmekten çok da haz etmeyebileceği bir kişisel kiri barındırır. Bazen bu kir, karasevdayı bir gerekçe olarak arkasına almış bir öldürme eylemi, daha kötüsü aynı gerekçe ile bir suçu başkası adına bağışlamayı bile içerebilir. Karasevda, çokça kalbi bir sorun ...

Daha Oku

Otobiyografik Kurgu Veya Tek Meyve Portakal Değildir*

İlk romanlar söz konusu olduğunda -haklılığına kesin olarak emin olamayacağımız- yaygın önyargı, o romanın otobiyografik olduğunun düşünülmesidir. Pek çok yazarın aksini iddia ederek, okuru iknaya mecbur kaldığı bilinir. Tek Meyve Portakal Değildir, -bir ilk roman olarak– kitabın ön sözünde bu sorunu baştan çözmüş; otobiyografik niteliğini açıklamış olmasıyla türdeşlerinden ayrılıyor. Yine ...

Daha Oku

Zebercet’e Dair Küçük Bir Değini

  Yusuf Atılgan’ın, geride bıraktığı az sayıda eserden biri olan Anayurt Oteli‘nin, hiç kimse olabilmenin yazık oluş’unu yansıtan karakteri Zebercet’in, edebiyatımızın en başaralı karakterlerinden biri olduğunu düşünmek çok yanlış olmaz kanısındayım. Bir kişilik olarak okura yansıtılan silikliğin, bu denli unutulmaz bir karaktere dönüşmesinin yazarının dehasıyla açıklanabileceği aşikâr. Yusuf Atılgan’ın unutulmaz ...

Daha Oku

‘Senin Köylerin’ Üzerine

Bir Nisan gecesi, daha doğrusu Nisan ayının ilk günlerinden birinin ilk saatleri 03.00 civarı elime aldığım roman, sabah ezanı okunurken bitti. Bir köy romanı gibi görünen ama aslında, sıradan kötülüğü ya da kötülüğün sıradanlığını ısrarla, okuyucunun gözüne soka soka saman yığınlarının arasına tıkıştıran bir metin bu. Kırsalın kokusu yok değil, ...

Daha Oku

İkircikli Bir Okuma: Jako

Hiçbir aşk suskunluğun üstesinden gelemez, diye yazar Milan Kundera Kimlik’te. Çünkü aşk konuşamaz; âşık ile maşuk’a ait dil’e, sese ve sözcüklere ihtiyacı vardır kendini var kılabilmek için. Aşkın taraflarının birer dil’e, sese veya sözcüklere sahip olması da yeterli değildir çoğunlukla. Bunlar aşkın doğuşu için şart değillerse de; aşkın varlığını sürdürebilmesi ...

Daha Oku

Edebiyat’ın Düşünür Kraliçesi : İris Murdoch

“…. Aşk garip bir şey. Hiç şüphe yok ki dünyayı döndüren sadece ve sadece o. Tek önemli etkinliğimiz. Onun dışında her şey toz, çınlayan ziller ve can sıkıntıları. Ama öte yandan nasıl bir bela olduğu da malum. Nasıl da imkânsızı hayalinde yaratır, ulaşılmazın ayaklarına sarılır. Herkesin herkesi dilediği gibi sevebileceği, ...

Daha Oku