Bob Dylan, 40 yıl önce ‘Self Portrait’ albümü kaydedilirken albüme koyulmayan 35 şarkıyı 40 yıl sonra ‘Another Self Portrait’te bir araya getirdi.


Albümde Dylan’ın hangi müzik tarzlarını denediğini ve bunları nasıl Dylan’laştırdığını, sonra re-Dylan’laştırdığını kulaklarımız bayram ede ede dinliyoruz.

Benim Bob Dylan ile hikâyem ilginçtir. Hiçbir zaman hayranı olmadım ama her zaman gizlice sevdim. Şarkılarının melodik basitliği ve Dylan’ın eşi benzeri olmayan, zaman zaman kulak tırmalayan çatlak sesi beni hep şaşırttı. Büyüdükçe anladım ki Dylan dinlemek sıradan bir şarkı dinlemekten çok farklı. Bir halk ozanını dinler gibi dinlenmeli, çünkü o aynı zamanda bir şair.

Bob Dylan

Bob Dylan: Another Self Portrait Albümü Çıkıyor

1960’tan günümüze kadar insanları diken üstünde tutan, düşündüren ve müzikal anlamda tatmin eden bir şair müzisyenin, Bob Dylan’ın, 30’lu yaşlarında çıkardığı ‘Self Portrait’ albümü o zamana kadar hiç yapmadığı bir şekilde başka müzisyenlerin eserlerini yorumladığı bir albümdü. Albümün adının ‘Self Portrait’ olması ve kapağında kendisinin çizdiği bir surat resminin (kendi suratı olduğunu tahmin ediyorum) yer alması hem ironik hem de çok yerinde. Normalde bir self portrait’in tamamen kişinin kendi eserlerinden meydana gelmesini beklerken, Dylan’ınki kendisine esin kaynağı olan Amerikan müzik dünyasının içine sokuyor dinleyiciyi. Hamurunun nasıl yoğrulduğunu ve hangi Amerikan müziklerinden nasıl etkilendiğini anlatmak amaçlı yapılmış.

Bootleg fırtınası

‘Self Portrait’ albümü kaydedilirken albüme koyulmayan şarkılara 40 yıl sonra yakın zamanda satışa sunulan ‘Another Self Portrait’ adlı albümde yer verilmiş. Bu albüm aslında 50 yıldır yayımlanan, Bob Dylan’a has ‘Bootleg’ serisinin bir parçası. Bootleg, argo bir çeviri ile Türkçede ‘korsan kayıt’ demek. Dylan’ın yayımlanmayan yüzlerce şarkısı ve şarkılarını farklı biçimlerde söylemesinden ortaya çıkan konser kayıtları bir şekilde süzülüp ‘korsan’ halinde dinlenmeye başlanmış. Bu şarkılar yüzleri aşınca prodüktörleri ipleri kendi ellerine almaya karar vermişler. Sonunda bu şarkıları toplayıp bir bootleg serisi oluşturmuşlar. Milyonlarca insan tarafından olağanüstü bir ilgi ile karşılanan seri, kısa sürede rafları boşalttı. ‘Another Self Portrait’ de bu serinin 10’uncu cildi. Albümde, ‘Self Portrait’teki ile aynı olan şarkılar da var. Aynı dediğime bakmayın, dinlediğinizde aynı olduğuna inanmayacaksınız. Dylan’ı Dylan yapan da bu değil mi zaten?

Sürekli dönüşüm

Müzik dünyasına girişinden itibaren monotonluktan uzak duran bir insan, aynı şarkıda bile. Bir protesto müzisyeni olarak başlayıp, ardından rock and roll kralı olup, bütün kızların tanrısı olmaktan sıkılır mı bir insan? Dylan sıkılıp country müziğine geçiş yapmış. Bunun yanında 1930’lardan beri süregelen ‘crooning’ şarkı söyleme tarzını da kendine adapte etmiş. Crooning’i izah etmek için verebileceğim en iyi örnek Elvis’tir. Yavaş aşk şarkılarında uzata uzata söyler ya, işte öyle. Hatta ‘Another Self Portrait’teki ‘Pretty Saro’ ve ‘I threw it all away’ şarkılarını dinlerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. Daha sonra da Hıristiyanların dini şarkılarına geçiş yapmış. Yine albümden örnek olarak ‘Bring me a little water’ı verebilirim. Tabii bu tarz değişimleri sadece müzikal olmamış. Aynı zamanda kendi imajında da ciddi sıçramalar yapmış. En büyük fark, protesto şarkılarından bildiğimiz dağınık saçlı yakışıklı gencin birden rock and roll ile birlikte uzun saçlı, deri ceketli ve siyah gözlüklü bir adama dönüşmesidir. Tabii bunca değişiklik yaşayan, bulduğu her fırsatı değerlendirip hepsinden bir parça kendine alan birinin, bir şarkıyı her konserinde aynı söylemesini bekleyemeyiz, sıkılır.

Otoportre deneyimi
40 yıl düşünsem (o kadar yaşa sahip olmasam da) aklıma gelmeyecek betimlemeler, söz dizimleri ve kelime vurguları bende herhangi bir şarkıdan çok farklı duygular uyandırıyor. Mesela bir cümlenin son kelimesinin son hecesini uzatma huyu vardır. Herkesin bir Dylan dinleme tarzı vardır, çünkü herkesin farklı duygular yaşadığı, hiçbir zaman bu duygularını tam olarak aktaramadığı, kelimelere dökemediği gerçeküstü bir deneyimdir Dylan dinlemek.
İki CD’de toplanan 35 şarkısıyla‘Another Self Portrait’ albümü de bu deneyimi tekrar yaşatıyor bize. Bu albümde Dylan’ın hangi müzik tarzlarını denediğini ve bunları nasıl Dylanl’aştırdığını, sonra re-Dylan’laştırdığını kulaklarımız bayram ede ede dinliyoruz. Daha fazlasını kelimelere dökemeyeceğim, bir an önce deneyimlemeniz dileğiyle.

Haber: ASYA ROBINS / Arşivi (Radikal)

İstanbul'da Sanat Editoryal Takımı; Güzel sanatlar, edebiyat, müzik ve tiyatro öğrenimi görmüş dört kişiden oluşan bir ekiptir. İstanbul'da Sanat içeriğinin düzenlenmesinde etkindirler. İçeriğie alınacak etkinlik, makale, söyleşi ve yazının danışma kurulu onaylı takipçisi ve karar vericisidirler.

Editor

Comments are closed.