7 İyi

Film Bilgisi

Share this on WhatsApp Yazdan kalma bir günden ya da çölde çay filminden diye başlar Teoman şarkısı… Bizim 90’lar kuşağının vazgeçemediği şarkılardan. Ezginin Günlüğü’nün sonlarına yetişen, Şebnem Ferah ve Aylin Aslım tayfası döneme denk gelen kuşak. Şarkılar değil mevzu, fakat yine şarkılar bizi düşündüren, anımsatan. Şarkılarla yaşadığın şehir üzerinden bağlantı kurmamak mümkün mü? Küçük şehirler, sakindir, rutindir azdır, nedensizdir. Yalnızlıklar, şarkılarla, sokaklarla paylaşılır. Birkaç yakın arkadaş, bilinen birkaç tanımına dahi giremeyecek kafelerdir sığınaklar. Küçük şehirlerde sohbet büyük; müzik çoktur. Şarkılar üzerinden, kısa filmler çektiğimiz sahneleri usumuza yerleştiririz, kimseye bir şey demeden. Kendi filmimizin başrol oyuncularıyızdır ne de olsa. Yaşımız çok ya da az fark etmez. Yazların yaşı olmaz, biliriz. Küçük bir sahil kasabasında ya da büyük bir sahil kıyısında yaşamışız fark etmez. Hele de bu geçirdiğimiz mevsimler hayatımızda bir yetişkinlik-bilinçlilik-uçarılık hallerini bir arada yaşatıyorsa izleri de hayli kalıcıdır üzerimizde. Küçük şehirlerde yaşayanların imgesidir bu izler. Aynı kafelerde, aynı sokaklarda, evlerde geçirilen günlerden başka sığınalacak şey çok azdır. Deniz hariç. İşte tam yaşadığım yer diyerek izlediğim bir filmdi Mavi Dalga. 50….

7 İyi

more
  • Sinema

    7
  • Yakında

    7
  • Manşet

    7

Mavi Dalga, yolları Amerika'da kesişen iki önemli yönetmen, Zeynep Dadak ve Merve Kayan'ın filmi. Balıkesir'de geçen film, küçük şehrin duruluğu ve sakinliği ile çıkıyor karşımıza. Yaz boyunca görüşemeyen Deniz ve arkadaşlarının biriken hikâyeleri, yeni çıkan albümlerin dedikoduları, şehire gelen yenilik ve sorunları, ustaca bir masumiyet kurgusuyla anlatıyor.
...
Altın Portakal'da, En İyi İlk Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ödülleri alan Mavi Dalga, 2014 Berlin Film Festivali'nin ardından, geçtiğimiz hafta, !F İstanbul Uluslararası Bağımsız Film Festivali'nde gösterildi.

...

Filmin oyuncu kadrosu, kurgusu kadar başarılı. Ayris Alptekin (Deniz), Onur Saylak (Fırat), Barış Hacıhan, Albina Özdem, Nazlı Bulum'un yanı sıra, Tülin Özer ve Hazal Kaya'da rolleri kısa da olsa yer alıyorlar. Film, yetenekli genç oyuncu kadrosuyla da umut vaad ediyor.

Mavi Dalga, 7 Mart’ta vizyonda.

7

Yazdan kalma bir günden ya da çölde çay filminden diye başlar Teoman şarkısı… Bizim 90’lar kuşağının vazgeçemediği şarkılardan. Ezginin Günlüğü’nün sonlarına yetişen, Şebnem Ferah ve Aylin Aslım tayfası döneme denk gelen kuşak.


Şarkılar değil mevzu, fakat yine şarkılar bizi düşündüren, anımsatan. Şarkılarla yaşadığın şehir üzerinden bağlantı kurmamak mümkün mü?
Küçük şehirler, sakindir, rutindir azdır, nedensizdir. Yalnızlıklar, şarkılarla, sokaklarla paylaşılır. Birkaç yakın arkadaş, bilinen birkaç tanımına dahi giremeyecek kafelerdir sığınaklar. Küçük şehirlerde sohbet büyük; müzik çoktur. Şarkılar üzerinden, kısa filmler çektiğimiz sahneleri usumuza yerleştiririz, kimseye bir şey demeden. Kendi filmimizin başrol oyuncularıyızdır ne de olsa.

Yaşımız çok ya da az fark etmez. Yazların yaşı olmaz, biliriz. Küçük bir sahil kasabasında ya da büyük bir sahil kıyısında yaşamışız fark etmez. Hele de bu geçirdiğimiz mevsimler hayatımızda bir yetişkinlik-bilinçlilik-uçarılık hallerini bir arada yaşatıyorsa izleri de hayli kalıcıdır üzerimizde. Küçük şehirlerde yaşayanların imgesidir bu izler. Aynı kafelerde, aynı sokaklarda, evlerde geçirilen günlerden başka sığınalacak şey çok azdır. Deniz hariç.

İşte tam yaşadığım yer diyerek izlediğim bir filmdi Mavi Dalga. 50. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, adını sıkça duymuş, izleyemediğim için hatırımda kalmıştı. İzleyememekten yakınmakta haksız sayılmazdım; Altın Portakal‘da, En İyi İlk Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ödülleri alan Mavi Dalga, 2014 Berlin Film Festivali‘nin ardından, geçtiğimiz hafta, !F İstanbul Uluslararası Bağımsız Film Festivali‘nde gösterildi.

Mavi Dalga, yolları Amerika’da kesişen iki önemli yönetmen, Zeynep Dadak ve Merve Kayan‘ın filmi. Balıkesir’de geçen film, küçük şehrin duruluğu ve sakinliği ile çıkıyor karşımıza. Yaz boyunca görüşemeyen Deniz ve arkadaşlarının biriken hikâyeleri, yeni çıkan albümlerin dedikoduları, şehire gelen yenilik ve sorunları, ustaca bir masumiyet kurgusuyla anlatıyor.

Şehir değişiyor, kişiler değişiyor. Ailelerin iş, güç derdi, gençlerin üniversite tercihleri ve bir yandan aşk maceraları ekseninde dönüyor film. Günlük hayat rutin olarak işler, ama heyecanlar büyüktür, aşklar büyüktür… Çetrefilli süreç de işte bu noktada başlar. Büyüme kaygısının yanında içsel bir gururlanma dönemidir üniversiteye hazırlık. Beden ve kişiliğin farkındalığı da talihsiz aşkların eşiğinde gelişir. Büyük aşk kendinden büyük kadın/erkeklere aşık olma hâlleri.

Lisede öğretmenine aşık olma, üniversitede hocaya aşık olma… Kim yaşamamıştır ki bunu? Deniz, Fırat hocaya aşık. Yaşıtı biriyle birlikte olsa da aklı hep hocasında kalan bir genç kız. Deniz ilk defa, karşılıksız ve elde edilememişlikle karşılaşıyor. Arkadaşları onu pek ciddiye almasa da, yaşadığı hissin başka bir şey olduğunu anlatamıyor çevresine. Film tam da küçük şehre yakışan ve yaşanan masumiyeti anlatıyor bize. Çekinmeyle-cesareti, öfkeyle-sakinliği, cinselliği ve tüm gelgitleri kısık ateşte veriyor.

Deniz, ailesinden farklı düşünceleri, okul tercihleri ve uzun bakışlarıyla farklı şeyleri arıyor. Farklı bir dünya istiyor.

Filmi izlerken, Kavafis‘in Kent şiiri geliyor aklıma. Kaçışların, gidemeyişlerin dizeleri: “Başka diyarlara, başka denizlere giderim, dedin. / Bundan daha iyi bir kent vardır bir yerde nasıl olsa. Yeni ülkeler bulamayacaksın, bulamayacaksın yeni denizler / hep peşinde, izleyecek durmadan seni kent. Dolaşacaksın aynı sokaklarda / ve aynı mahallelerde yaşlanacaksın ve burada aynı evde ağaracak aklaşacak saçların. Hep aynı kente varacaksın.”

Biz sığınırız şiirlere; şarkılar, masallar söyleriz. Ama insanlar görmez bazen… Olsun, biz görelim.

Filmin oyuncu kadrosu, kurgusu kadar başarılı. Ayris Alptekin (Deniz), Onur Saylak (Fırat), Barış Hacıhan, Albina Özdem, Nazlı Bulum‘un yanı sıra, Tülin Özer ve Hazal Kaya‘da rolleri kısa da olsa yer alıyorlar. Film, yetenekli genç oyuncu kadrosuyla da umut vaad ediyor.

Sahil meraklılarına bir not: Filmin yönetmenlerinin ortak projesi, Bu Sahilde belgeseli, küçük bir sahil kasabasında, yaz ve kış aylarında yaşanan değişimin duygusal etkisini anlatıyor.

Mavi Dalga, 7 Mart’ta vizyonda.

Aydan Öksüz

Kültür&Sanat ve mimarlık alanında iletişim danışmanlığı yapıyor. Çeşitli üniversite ve kurumlarda iletişimin değişen sürecini anlatıyor. Nicelik ve nitelik savaşında, iyi bir insan olmak gerektiğine inanıyor. Şiir okusak iyi gelecek, birbirimizi anlayacağız diyor. Soru sormayı, farklı bakış açılarını bir araya getirmeyi seviyor. medyaloji.net, halklailiskiler.com gibi çeşitli yayınlarda ve dergilerde sektörel yazılar yazdı. Fotoğraf çekti, sergiler düzenledi. Aykırı Akademi’de söyleşiler yapıyor. Deneme ve mektup okumayı çok seviyor. İnceleme, eleştiri, öykü türünde yazılar yazıyor.

Aydan Öksüz

Comments are closed.