Review Category : Edebiyat İnceleme

Sessizin Payı Üzerine

…Şimdi, bunu yırtmalı, güneşin doğduğunu kabul ederek, yazmağa yeniden başlamalı… Bir kitabın son cümlesi, son sözü bu kadar mı yakışır kendi meselesine, kendi sesine. Sessizin Payı’nı bitirdiğimde, bu son cümlede içinden bu geçti. Yazmaya yeniden başlamalı, evet. Okur için de bir mesaj olmalı bu; yazının sonunda, Gürbilek’in yanıtlarını aradığı soruların ...

Daha Oku

Kimmeryalı Barbarın Dönüşü: Conan

  Bir Kayıp Çağ Barbarı: CONAN “Kabaran okyanusların Atlantis’i ve onun görkemli kentlerini yutmasından sonra, Aryas’ın oğullarının doğduğu bu çağda dünya üzerindeki imparatorluklar ve uygarlıklar, gökteki yıldızlar kadar dağınık, fakat belirgindi. Nemedya, Ophir, Brithunya, Hiperborya, kara saçlı kadınlarıyla ve gizemli örümcekler dolaşan kuleleriyle Zamora, şövalyeleriyle Zingara, Shem’in kutsal topraklarına sınır ...

Daha Oku

William Blake’in Tyger’ı

üyük İngiliz şair William Blake’in Tyger‘ı, 1794 yılında; 1789 yılında çıkan Songs of Innocence adlı toplu şiirlerin devamı olarak yayınlanan The Songs of Experience toplu şiirleri içinde yayınlanmış. The Tyger -Kaplan-, Songs of Innocence içinde bulunan The Lamb -Kuzu- şiirinin bir tür aksi. Her iki şiirde de tema aynı ve ...

Daha Oku

Balzac, Bir Yaşamöyküsü

Görkemli Bir Yazara Görkemli Bir Biyografi Şebnem Sunar ve Yeşim Tükel Kılıç tarafından Almanca aslından Türkçe’ye çevirilerek, Can Yayınları’nca basılan Stefan Zweig’in Balzac biyografisi pekçok yönden incelemeye değer, çok önemli bir eser. ...

Daha Oku

İkircikli Bir Okuma: Jako

Hiçbir aşk suskunluğun üstesinden gelemez, diye yazar Milan Kundera Kimlik’te. Çünkü aşk konuşamaz; âşık ile maşuk’a ait dil’e, sese ve sözcüklere ihtiyacı vardır kendini var kılabilmek için. Aşkın taraflarının birer dil’e, sese veya sözcüklere sahip olması da yeterli değildir çoğunlukla. Bunlar aşkın doğuşu için şart değillerse de; aşkın varlığını sürdürebilmesi ...

Daha Oku

Edebiyat’ın Düşünür Kraliçesi : İris Murdoch

“…. Aşk garip bir şey. Hiç şüphe yok ki dünyayı döndüren sadece ve sadece o. Tek önemli etkinliğimiz. Onun dışında her şey toz, çınlayan ziller ve can sıkıntıları. Ama öte yandan nasıl bir bela olduğu da malum. Nasıl da imkânsızı hayalinde yaratır, ulaşılmazın ayaklarına sarılır. Herkesin herkesi dilediği gibi sevebileceği, ...

Daha Oku

Hatıralar ve Hüzün: İstanbulum…

İstanbulum, Heyamola Yayınları Semt Kitapları – Külliyat İstanbul’un, Avrupa Kültür Başkenti ilan eylendiği 2010 senesi ağır aksak geçiyor. Dişe damağa dokunur bir etkinlik ortaya konduğunu söylemek zor. Gerçi henüz sene bitmedi ama; mütebaki zamanlarda da öyle aman aman bir şeyler olamayacağı şimdiden ortaya çıktı. Bu başarısızlıkta, kurumlar ve şahıslar arası ...

Daha Oku

Yoldaşım 40 Yıl

  Hulki Aktunç’la Söyleşi   Bir Devrin Edebiyatı… Doksanlı yılların ortalarından itibaren Türkiye’deki yayıncılıkta başlayan hareketlilik büyük sermaye gruplarının ve hatta bazı büyük bankaların bu piyasaya girmesine neden oldu. Gelişen maddi imkanların sonucunda edebiyatımız yararlı mı zararlı mı olduğuna bugün bile tam olarak karar veremediğimiz yepyeni edebi türlerle tanıştı. Bunlardan ...

Daha Oku

New York Güzel Ama Kâtipleri Pek Yaman!

  Sinemacılarımız yerli tekerlemelerden film adı imal ederler de biz edebiyatçılar durur muyuz? New York’ta Beş Minare olur da; bunun edebiyat versiyonu olmaz mı?! Halep oradaysa arşın da burada: biz de yazılarımıza bu minval üzre başlık atarız: New York güzel ama kâtipleri pek yaman! Kimmiş bu kâtipler? Bu sefer Bret ...

Daha Oku

Sedefkâr’ın Hikâyesi…

  Batuhan İşcan’ın Yolculuğun Gölgesinde Cinayetler adlı romanını bir oturuşta okuyup kapağını kapattıktan sonra iki görüş beynimde galebe çaldı. Bunlardan birincisi kendime aitti. Uzun süredir kendimden kuşku ediyordum. Ne zaman elime bir kitap alsam uykum geliyordu. Kitapları tamamlamakta zorlanıyor, okumak için kendimi zorladığımda kalbimin daraldığını hissediyor ve çaresizlik içinde kitabı ...

Daha Oku