Ian Buruma’nın Dinin Demokrasiyle İmtihanı kitabı Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’nden çıktı. Haziran ayı itibariyle kitapçılarda bulabileceğiniz eser, tarih boyunca dinî ve seküler otoriteler arasındaki gerilimlerin farklı kültürlerdeki demokrasi anlayışlarını ne yönde etkilediğini inceliyor.

Dinin Demokrasiyle İmtihanı

Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Kilise ile devlet ilişkilerinin, Çin ve Japonya’daki dinî otoritenin ve Avrupa’da İslam’ın yol açtığı sorunları ele alan Dinin Demokrasiyle İmtihanı’nın merkezinde Tocqueville’in şu sorusu yer alıyor: Demokratik toplumları bir arada tutmak için, ifade özgürlüğü ve oy verme hakkı dışında neye ihtiyaç vardır? Buruma ayrıca, hukukun üstünlüğü yeterli midir, yoksa ortak değerlere, etiğe, ahlaka ihtiyacımız var mıdır; tüm bunlarda dinin rolü nedir; liberal demokrasi için destek mi yoksa köstek midir gibi sorulara da bu kitapta cevap arıyor. Dini ezme girişimlerinin, demokrasi getirmek yerine genellikle dinî isyanlara ya da dinî şiddetin en kötü biçimleri kadar kanlı siyasi kültlere yol açtığını hatırlatan Buruma, din ve demokrasinin nasıl bir arada var olabileceğine ilişkin önemli tespitlerde bulunuyor.

Üç kıtada din ve siyaset arasındaki gerilime objektif bir açıdan yaklaşan az sayıda yazardan biri olan Ian Buruma, çok sayıda güncel ve tarihsel örnekten yola çıkarak demokrasinin işlemesi için dinî inanca dayandırılan şiddetin durdurulması gerektiğine dikkat çekiyor. ABD ile Avrupa’yı karşılaştıran Buruma, niçin çok sayıda Amerikalının –ve çok az sayıda Avrupalının- dini demokrasinin hizmetinde bir kurum olarak gördüğünü soruyor. Çin ve Japonya örneklerine dönerek, yalnızca tektanrılı dinlerin seküler siyaset için sorun yarattığına ilişkin yaygın inanca karşı çıkıyor. Son olaraksa çağdaş Avrupa’da görülen radikal İslam olgusunu, Salman Rushdie’nin Şeytan Ayetleri’nin yayımlandığı dönemde aldığı tehditlerden Theo van Gogh cinayetine uzanan farklı örneklerle gözden geçiriyor. Taraf tutmamaya özen gösteren Buruma, Batılı değerler‘i savunanlar ile “çokkültürcü”ler arasındaki savaşın sorunlu yönlerini göstererek, demokratik bir Avrupa İslamı’nın yaratılmasının “zorunlu” olduğunu vurguluyor.

Katı müminleri de katı laikleri de tutumlarını gözden geçirmeye davet eden Dinin Demokrasiyle İmtihanı, din ile demokrasinin, ancak dinî ve seküler otoritelerin kesin bir biçimde birbirinden ayrılması koşuluyla yan yana var olabileceğini kesin bir dille ortaya koyuyor.

Yazar hakkında: Ian Buruma 1951’de Lahey’de doğdu. Leiden Üniversitesi’nde Çin edebiyatı, Tokyo’daki Nihon Üniversitesi’nde Japon sineması üzerine eğitim aldı. Çalışmalarında genellikle çağdaş Japon ve Çin kültürlerini inceler. Anglomania: a European Love Affair (1999), Inventing Japan: From Empire to Economic Miracle 1853–1964 (2003), Murder in Amsterdam: The Death of Theo Van Gogh and the Limits of Tolerance (2006) ve Year Zero: A History of 1945 (2013) [Sıfır Yılı, YKY, 2015] gibi önemli çalışmalara imza atmış, pek çok ödül kazanmıştır. New York Review of Books, the New Yorker, the Guardian ve the Financial Times gibi süreli yayınlara sık sık yazılarıyla katkıda bulunuyor. 2003’ten beri Bard College’da ders vermektedir.

İstanbul'da Sanat Editoryal Takımı; Güzel sanatlar, edebiyat, müzik ve tiyatro öğrenimi görmüş dört kişiden oluşan bir ekiptir. İstanbul'da Sanat içeriğinin düzenlenmesinde etkindirler. İçeriğie alınacak etkinlik, makale, söyleşi ve yazının danışma kurulu onaylı takipçisi ve karar vericisidirler.

Editor

Comments are closed.