Rahmetli İdris Küçükömer; “Türkiyya’da sol sağdır, sağ soldur!” mealinde bir lafız etdiydi de Sakallı Celâl’in rekorunu kırarak bu melmekedin en mühim darbımeselini icat etdiydi.



Malûmaliniz Sakallı Celâl de bir vakıtlar¸ “Türkiyya doğuya giden bir gemide batıya koşan âdemdir!” mealinde tek bir tümce ilâ Türk edebiyatının unutulmazları arasına girmişidü. Benzeri bir vakaya da bendeniz Marki şahid oldum. Nasıl mı?! Eski Tüfenglerin gecesinde. O da ne mi?! Hadiseleri en başından hikâye eyleyeyüm.

Happening…

Malûmaliniz mecbur kalmadıkça bizim Suadiye’deki ahşab konakdan çıkmam. Lakin Fitnat’a baytardan avdet etdiği günler tahammül edemiorum. Bari gidüb Pera Müzesindeki şair ahbabım Gülseli İnal’ın resepsiyonuna katılayım dedim. Lodoslu bir havada Kadıköy’den Şirket-i Hayriyye vapuruna bindim. Elit, mutantan ve nezih bir şiir happening’ine iştirak etdim ve bahtiyar oldum. Hazîrun arasında Doğan Hızlan, Hami Çağdaş, Süreyyya Evren gibin namlı edibler de varidü.

Karl-Marx

Karl-Marx – Das Kapital

Vakıa, orada bir de kime rastladım dersiniz: Ayrıntı’nın bir vakıtlarki namlı editoru Ömer Faruk. Zat-ı şahaneyi böyle meclislerde görmek ne zevk! Malûmaliniz kendileri pek yabanî bir şahsıyyed olub; Türkiyya’nın fikir heyatında mühim roller oynamışlardır. Bidayetde neşretdiği bine yakın “avangard” kitap ilâ Türk münevverini muasır fikriyat ilâ tanıştırmışidü muhterem. Telâş içünde happening’den ayrılmaya gayret etdiğini gördüğümde nereye gitdiğini sordum. Yordam Neşriyyad Das Kapital’i neşretmiş de onun takdim merasimine gidior imüş. Bu mevzuda eski Marksistlerin başını çektiği ekib ilâ bir banka neşriyyadhanesi arasında felâked bir kapışma var imüş. “Bir banka yayınevi ve Karl Marx mı?!” diye hayretle sorduğumda; “Buyurun teşrif edin Marquis d’Istambulin; müsabakayı kendi gözlerinizle tarassut eyleyün,” dedi. Mevzu alâkamı celbetti. İki çeyrek sonra kendimi Yordam Neşriyyad’ın tertib eylediğü eski tüfenglerin gecesinde buldum.

Gıpta…

Lakin azizim o da ne?! Ben bu denli incelmiş zevkler, bu denli zarif insanlar, bu denli sofistike ve enteresan şahsıyyedler hiçbir meclisde görmedim o güne dek.  Ansızın İdris Küçükömer düşdü aklıma. Burjuva sen’atının en rafine zevklerini yansıtan New York’da, Londra’da, Paris’te bile bu kadar çok kibar ve gelişkin âdem çeşidi görmezsin! Kitabın mütercimlerinden Nail Satlıgan orada öylecene bir hüzün abidesi olarak oturmuş; âdemiyetin bütün günahlarını üzerine almış bir bilge gibi kederle bakior. İki lakırdı etdiğimiz kitabın editoru nur yüzlü aydın Oktay Türel kalenderliği ilâ herkesde heyranlıklar uyandirior. Yayıncı Hayri Bey’de bir sevecenlik, bir nezahet, bir insancıllık; sorma gitsin. Bir de hocalar hocası Sencer Divitcioğlu’na ihtiram varidü ki vallahülazim gıpta etdim bu cemiyyede.

Komarisler…

Das Kapital, Kitap

Das Kapital, Yordam Kitap

Üstecelik bu Marksist eski tüfenkler hüzünlü bir telaş ve helecanı yaşiorlaridü o gece. Burası harbi sarkastik gelecek amma; Yordam Yayınları Kapital’i yayımlamak içün bir banka yayınevi ilâ bilek güreşine tutuşmuş. Malûm sonradan görmeliği yavaş yavaş üzerinden atan burcuvazimizde yeni bir trend var. Eski can düşmanları “komarisler”in bütün kültürel yaratılarına sahib çıkmak. Kütüb mevzuunda da bu tutum geçer akçe. Rıfat Ilgaz, Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Attilâ İlhan yetmemiş. Ernesto’yu t-shirt markası ve pop ikonu eylemek de… Şimdi de sıra Karl Marx’a gelmiş. Yetmiş yılı aşmış eserlerde telif yok ya; e “komarizm” tehlikesi de kalkmış ortadan. Bütün “komarisleri” tek tek berhava etmiş sistem. Her birini bir kuytuda tepelemiş. Tepeleyemediklerinü hile ve desise ilâ sindirmiş. E, şimdi sistemin efendilerinin böyyük ermiş kişiler, adaletli şahsiyyedler, rafine demokratlar gibin Marksist yazının şaheseri Kapital’i basmasında da beis yok. Bastırmış parayı malum banka yaptırmış çeviriyi. Lakin gel gör ki yine de Yordam’la girdiği bilek güreşini kazanamamış. Yordam ondan evvel çıkarmış kitabı. Rivayet o ki; Yordam’ın bu yarışı kazanmasının nedeni; Marksist terminolojiye hâkim olub bu kitabı edit edecek düzeyde Alamanca bilen tüm inanmış bolşevikler bir bankaya editorluk yapmayı reddetmiş.

Görüyor musun şen şu işi! Komarisler ilk defa bir güreşte burcuvaziyi tuş etdi; o da inanç sayesinde.

Gel de İdris Küçükömer’i bir daha yâd etme!

Bir de gecenin hitamında bu takdim merasimi içün Beyoğlu’nun en nezih restoranı Cezayir’i tahsis eden; kamuoyunda Kızıl Milyarder namı ile maruf şahsiyyede teşekkür edildü ki bir kez daha bis etdim İdris Küçükömer’e ve esas duruşa geçdim bu bilinç karşısında.

Vallahülazim bu melmekedde sol sağa medyun, sağ da sola mîrim…

Ahval-i Entelijansiya

Marquis d’Istambulin
Dersaadet, Miladî 2012

(Yurt Kültür’ün 22 Aralık 2012 tarihli nüshasında yayınlandı. Yurt Kültür yöneticilerinin özel  izniyle gazetedeki yayım saatinden 36 saat sonra iktibas edildi.)

Marquis d'Istambulin

Comments are closed.