Bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası İstanbul Opera Festivali 18 Haziran 2015 Perşembe akşamı, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı‘nda gerçekleşen Gala konseriyle muhteşem bir kapanış yaptı.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in vefatı nedeniyle gerçekleştirilen saygı duruşuyla başlayan konser, Alman şef Raoul Grüneis yönettiği İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası‘nın Rienzi Operası Üvertürü ile devam etti.

Konserde başarılı opera solistleri tenor Murat Karahan, tenor Ünüşan Kuloğlu, mezzo soprano Michelle Breedt ve soprano Catherine Foster Wagner, Verdi, Dvorak ve Puccini‘nin operalarından aryalar seslendirdiler.
İki bölümden oluşan muhteşem konserin ilk bölümünde; dört arya ve bir düet, ikinci bölümünde de beş arya seslendirildi. Seyircinin yoğun alkışından sonra tenor Murat Karahan ve mezzo soprano Michelle Breedt birer arya ile, soprano Catherine Foster ve tenor ünişan Kuloğlu bir düetle bis yaptı.

Konserin çarpıcı sahnelerinden biri de, ilk bölümün sonunda Michelle Breedt, Catherine Foster ve Ünişan Kuloğlu’nun birlikte seslendirdiği, Richard Wagner‘in “Tristan ile İsolde” operasından ‘O sink hernieder, Nach der liebe’ aşk düetiydi. Başarılı tenor Murat karahan’ın seslendirdiği Verdi‘nin “Rigoletto Operası“na ait ‘La donna é mobile’ Duca’nın aryası opera izleyicisi tarafından dakikalarca alkışlandı.
Yine muhteşem tenor Murat Karahan tarafından seslnedirilen Puccini‘nin “Manon Lescaut” operasına ait Donna non vidi mai Des Grieux’nün aryası bugüne kadar dinlediğim en iyi yorumlardan biriydi. Tenor Ünişan Kuloğlu’nun seslendirdiği Wagner’in “Rienzi” operasına ait ‘Cola Rienzi’nin Duası’ uzun zaman hafızalardan silinmeyecek derecede başarılıydı.

Birbirinden başarılı dört mükemmel solistin performansı şüphesiz büyüleyiciydi ama orkestrayı adeta ibadet edercesine yöneten Şef Raoul Grüneis‘i ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrasını ayrıca tebrik etmek istiyorum. Bir bütün olarak, biz klasik müzik ve operaseverlere unutamayacağımız bir konser yaşatmayı başardılar.

Festivalin geneline baktığımızda 8-18 Haziran olarak ilan edilen, ancak değişen hava koşulları nedeniyle gecikmeli olarak perde açan festival; üç güzel opera temsili (5 kez sahnelendi) ve muhteşem bir konserle bu yılı da tamamlandı.
11 Haziran akşamı Süreyya Operası‘nda besteci Okan Demiriş’e ait Yusuf ile Züleyha operasıyla başlayan maraton, 13 Haziran akşamı Haliç Kongre Merkezinde Mersin devlet operasının katılımıyla, besteci Charles Gounod’na ait Romeo ile jülyet operasıyla devam etti. 15 Haziran akşamı Arkeoloji Müzesi bahçesinde sergilenen; Mozart‘ın baş yapıtlarından biri olan Saraydan Kız Kaçırma operası ne yazık ki yoğun yağış nedeniyle 16 Haziran akşamı iptal edildi.
Yine de, hava muhalefeti gibi elde olmayan küçük aksaklıklar yaşansa da; 6. Uluslararası İstanbul Opera Festivali doyumsuz gösteriler ve başarılarla tamamlandı.

Bu festivali bizlere sunmak için arkada canla başla çalışan festival komitesine, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel sanat Yönetmeni Sayın Selman Ada‘ya, Orkestra Şefleri; Zdravko Lazarov, Raoul Grüneis, Serdar Yalçın ve İbrahim Yazıcı‘ya, Rejisörler Yekta Kara, Aytaç Manizade ve Kenan Korbek‘e, Koro Şefleri Marco Morreno, Oleg Costantinov ve Kevork Tavityan‘a, İstanbul Devlet Opera Balesi Orkestra ve Korosu‘na, Mersin Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ve Korosu‘na, kostüm tasarımcılarına, Işık tasarımcılarına, Korrepetitörlere, reji asistanlarına, Koreograflara, koro piyanistlerine, dekor tasarımcılara, Kondüvitlere, suflözlere ve tüm sahne alan opera sanatçılarına opera seyircisi adına ayrı ayrı teşekkür ederim.

Başarıyla başlayıp, başarıyla sona eren 6. ULuslararası İstanbul Opera Festivali için hepsini tebrik ediyorum.

Her daim müzikle kalmanız dileğiyle…

Gülce Ataseven

Comments are closed.