Sosyolocik Tetkik Maksadı(?!) “İngiliş Haminnenin Cinsî Sergüzeşti” Cenubda geçirdiğim o malihulyalı günlerden sonra İslambol’a avdet etmek pek fena oldu. Filhakika Suadiye’deki ahşab konak da sanki boynunu bükmüş. Begonyalar ağlior. Fitnat ise yine yüklü. Belli ki bendenizin yokluğunda hovardalık eylemiş. Mahallenin bütün kedileri bizim mail-i inhidamdan bir nebze faik konağın bahçasında. Haklarıdır. Tabiatın kaidesi. Meşk eylemek Allahın sâbilerinin de hakkı. Benim gibin ahı gitmiş vahı kalmış muharrir eskileri bile cenubdaki placlarda cins-i latifleri görüb hislendikden sonra, gerisini varın siz düşünün. Placlar ve cins-i latifler dedim de şu aydın muhitini zelzeleye maruz bırakan İngiliş Haminne geldi aklıma. Vallahi de billahi de tillahi melmeked dahilindeki münevveran cümleten mahut yengenin kitabını okior: Grinin Elli Tonu namlı kitab öyle bir ilgi alaka derledi ki entelijansiyanın en merdane kritik yazarları bile bu mevzudan bahis açmakda.


Grinin Elli Tonu

Grinin Elli Tonu -E L James

Cenab-ı Hak sizi inandırsın; Yunaytıd Kindım’da avangard sen’at doktorası yapan şöhretli muhalif kalem Süreyyya Evren bilem Ceride-i Radikal’de bu muvzudan bahis açmış. Şaşdım kaldım! Mevzudan bîhaber olan okurlar içün hatırlatalım; vaka nedir?! Efendim; bir İngiliş haminne bir edebî şaheserle çıkdı meydane. Eser ol lahzada bilumum melmekedlerin okuyucu taifesini tesiri altına alarak 40 milyon satış rakkamına ulaşdı. Bittabiki piarcı, reklamcı zevatın avcı palavralarına dair bölümü tenzil edioruz. Lakin yine de hadise mühimsenmeyecek gibin değil. İşbu fenomeni tetkik etmeye kalktığımızda bir de ne görelim. Kitabın bu denli çok satmasının nedeni her zemanki gibin cins-i latif okurlar! Malumâiliniz başta cennet vetanımız olmak üzre bilumum mecralarda artık hangi kitabın satacağı, hangisinin raflarda çürümeye bırakılıp sonra da hamura yollanacağına cins-i latifler karar verior. Çok şükür er kişiler lüzumsuz zenaatlardan sayılan okumak yazmakla alakayı kesdi. Piyasa cins-i latiflere kaldı.

Vakıa cins-i latiflerin okuma zevkinin edebiyatı hangi mecralara sürüklediği ne türden yazarların baş tacı edildiği de ayri bir bahistir. Her ne ise; bilindiği üzre işbu kadın okur kesimi pek bir merdanedir. Bugüne kadar hep kendine yağ çeken, yavşayan, erkek olsa bile mürailik eden, kadınsı edalarla hassasiyedlerle âsarını meydana getiren işbilir(!) yazarları baş tacı etmiş, yüsgeltmişdir.

Mezkur zevatın her biri birer azılı feminist olub, mor iğnelerle filan maço erkek okurların ve dahi yazarların korkulu rüyası olmuşlardır yıllardan beri. Lakin gel gör ki; imdi piyasaya çıkıp füze gibi semalara tırmanan ve baş tacı edilen kitabın bahsi keyifle seks kölesi olmaya dair! Yani bir nevî harem gözdesi!Lahavlevela diyeceksiniz imdi! Oldu mu şimdi?! Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Siz cins-i latifler “hürriyet müsavat uhuvvet” deyüb bize dünyaları senelerce dar edin, bütün gençliğimizi ziyan, zebun eyleyip feminist tezlerle erkimizi elimizden alın, hepiceğimize olmadık eziyeti edin; tam biz yumuşayıp teslim ve de tesellüm olup karşınızda diz çöktükden, yaşımızı başımızı alıb bu işlerden el etek çekdikden sonra er kişilere halayık ve dahi odalık; İngiliş yengenin tabiriyle seks kölesi olmak içün birbirinizin üzerinden aşın! Yarışa girin! Tövbe estağfurullah! Daha neler göreceğiz?! Başımıza taş mı yağacak acep?!

Benim bu işe aklım ermedi. Muazzez neşriyadcım, iki gözümün nuru, ahu ceylan kızımız Funfun Kardashian geldi aklıma. Ona sorayın bari dedim. Funfun münevver bir cins-i latifdir. Hemi de felaked bir feministdir. Bu işlerden anlar. Fekad Funfun da cenubdan geri gelemio. Kurban bayramı geliyo ya; vakans aralarını iblağ edüp bir ayı daha yer o şimdi oralarda. El’an da Boldurum cenahlarında zati! A be Funfun kızım neredeyse hazan mevsimi avdet etdi; el’an o müstehcen mayolarla, o kembinezonsuz mintanlarla, yarı üryan, o sayfiyelerde geziosun; bak hemcinslerin neler edip eyliyo; haberin var mı?! Bak cins-i latiflerin edebiyat ve sen’at mülahazaları kökünden değişior biliyon mu?! Funfun bu! Haberi olmaz mı?! Çokdaaan Yalıkavak nahiyesindeki Dodo biçde şezlonga uzanmış E.L. James yengenin kitabını okiormuş! Hemi de bizim tercümanlara itimad etmemiş, kitabı Amazon neşriyad’dan tedarik edib İngilişcesinden okumaya başlamış. Ben tilifon edince şöyle bir kem küm etdi.

“Ne edip ne eyliorsun oralarda” diye sorunca kitab okuduğunu beyan etdi. Bendeniz hangi kitabı okuduğunu sual etmeden mevzuya girdim. Cins-i latiflerin odalık ve dahi halayık olmak içün birbirinin üzerinden aşarcasına okuduğu Grinin Elli Tonu’ndan haberi olub olmadığını sordum. Halihazırda mezkur kitabı okumakda olduğunu beyan etdi! “Pekiyi hanım kızım sen niççün okiorsun bu zararlı neşriyatı, yoksam sen de mi…” diye sual edecek oldum. Leb demeden leblebiyi anlar Funfun; lakırdımı kesib hiddetle: “Bittabiiki sosyolocik tetkik maksadıyla okuyorum malum neşriyatı Marquis d’Istambulin!” dedi. “A bon!” dedim ben de çekingence. Susdum. Herkeşler de sosyolocik tetkike ne kadar merak saldı şu son zemanlarda! Tilifonu kapatdığımda sadık ve fekad kibirli kedim Fitnat bile tüylerini terliğime sürtüor idi. Adeta odalık olmak istercesine! Hayvan kısmısı hisli olur derler. Acep o da mı malûm kitabın hevasını sezdi?! Bendeniz ihtiyar; Benhur gibin hissetdim kendimi apansız!

P.S. Entelijansiya Şimdi Bunları Konuşior: İhsan Oktay Anar’ın sadakası. İlber Ortaylı’nın balkonlu camii. Müstakbel London Book Fair. Sabri Kaliç ve Bilgin Adalı’nın zamansız vefatları.(Her ikisine de nur içinde yatsınlar diyoruz.) FABİSAD’ın bilim-kurgu ve fantezi roman-öykü yarışması.

marquis d’istambulin

Dersaadet, Teşrinievvel 2012

Yurt Kültür’ün 13 Ekim 2012 tarihli nüshasında yayınlandı. Yurt Kültür yöneticilerinin özel izniyle gazetedeki yayım saatinden 36 saat sonra iktibas edildi.

Marquis d'Istambulin

Comments are closed.