Endemik Şakir

Sol çaprazımdaki masada fokurdayan kahkahalar, böcek cırıltılarını bastırırken saatime baktım, on ikiye beş vardı. “Gece yarısını on geçe, Rita’nın Meyhanesi’ne gelsin!” diye haber göndermişti Şakir. ‘Neden beş, yirmi ya da yirmi beş değil de, on geçe?’ diye düşünürken, dibinde oturduğum yalancı karabiber ağacından bir şeyler düştü önüme. Meyveleriymiş. İşimi gücümü ...

Daha Oku