8 Güzel

Gezi Notları

Share this on WhatsApp Bologna Merkez Tren istasyonundan ekonomi sınıfı trenlere binildiğinde Venedik Santa Lucia tren istasyonu tam 1 saat 58 dakika tutuyor. Bilet fiyatı 11.05 Euro. Tren dolu. Boş yer yok gibi. Yolda Po nehrini geçmek dışında fazlaca bir ekşın yok. Fakat Santa Lucia tren istasyonundan çıkar çıkmaz Grand Canal‘ı ve üzerinde sayısız turistle yol alan tekneleri görünce çarpılmamak mümkün değil. İlk şokla beraber hemen Grand Canal üzerindeki tarihi köprüye çıkıyor ve kanallar üzerinde bir resim çektirmek istiyorsunuz. Gereksiz acele… Bütün gün o köprülerden onlarcası üzerinden geçmek zorundasınız. enedik kent planı edinseniz de bu haritalara bağlı olarak yürümek olanaksız. Venedik inanılmaz bir Ortaçağ kenti ve olağanüstü sıkı korunmak adına adalar üzerine kurulmuş. Kenti çevreleyen sular zaman zaman kara parçalarını yarıp dar kanallarla, dünyada eşi benzeri olmayan bir yol şebekesini oluşturuyor. Bu kanallarda gondollarla ve şapkalı, çizgili sweet shirt’li tipik gondolcuların yönetiminde seyahat ediliyor. Ayrıca modern deniz taksileri de devreye sokulmuş. Venedik’te inanılamayacak kadar geniş bir şehirsel alan tamamen Ortaçağ’dan kalma kılına dokunulmamış tarihi yapılarla dolu. Korumacılık hayranlık uyandırıyor. Her…

8 Güzel

more
  • Yazarlar ve Gezileri

    8
  • Manşet

    8

İstanbul'da Sanat, Sanat Danışmanı Hikmet Temel Akarsu'nun Avrupa gezisi gün gün İstanbul'da Sanat izleyicilerine aktarılıyor.
Aynı zamanda bir mimar olan Yazarımızın Bologna'dan başlayan gezi günlükleri, bugün Venedik ile devam ediyor.

8

Bologna Merkez Tren istasyonundan ekonomi sınıfı trenlere binildiğinde Venedik Santa Lucia tren istasyonu tam 1 saat 58 dakika tutuyor.

Bilet fiyatı 11.05 Euro. Tren dolu. Boş yer yok gibi. Yolda Po nehrini geçmek dışında fazlaca bir ekşın yok. Fakat Santa Lucia tren istasyonundan çıkar çıkmaz Grand Canal‘ı ve üzerinde sayısız turistle yol alan tekneleri görünce çarpılmamak mümkün değil. İlk şokla beraber hemen Grand Canal üzerindeki tarihi köprüye çıkıyor ve kanallar üzerinde bir resim çektirmek istiyorsunuz. Gereksiz acele… Bütün gün o köprülerden onlarcası üzerinden geçmek zorundasınız.

Venedik kent planı edinseniz de bu haritalara bağlı olarak yürümek olanaksız. Venedik inanılmaz bir Ortaçağ kenti ve olağanüstü sıkı korunmak adına adalar üzerine kurulmuş. Kenti çevreleyen sular zaman zaman kara parçalarını yarıp dar kanallarla, dünyada eşi benzeri olmayan bir yol şebekesini oluşturuyor. Bu kanallarda gondollarla ve şapkalı, çizgili sweet shirt’li tipik gondolcuların yönetiminde seyahat ediliyor. Ayrıca modern deniz taksileri de devreye sokulmuş.

Venedik’te inanılamayacak kadar geniş bir şehirsel alan tamamen Ortaçağ’dan kalma kılına dokunulmamış tarihi yapılarla dolu. Korumacılık hayranlık uyandırıyor. Her oymakta, her köşede, ansızın karşınıza çıkan meydanlarda ve kanal kenarlarında benzerini filmlerde görebileceğiniz restoranlar, kafeler var. İnanılmaz bir varsıllık ve tüm Avrupa’nın akın ettiği bir orijinaliteler galerisi…

Adeta bir tavaf mantığı ile sarı okları takip ederek bin bir meydan, köprü, kanal ve galeriden geçip San Marco meydanına ulaşıyorsunuz. İşte orada şokun büyüğü var. Böylesi görkemli tarihi yapılar dünyanın hiçbir yerinde olamaz. Ve sahil boyunca lüks otellerin önüne kurulmuş kafelerde milyarder turistlerin James Bond filmlerindeki figürleri anımsatan güneş gözlüklü bakışları… (Bunları sizlere sonra uzun uzun anlatacağız…)

Denebilir ki San Marco Meydanı‘nda aynı anda on binlerce turist buluşuyor ve tavafa başka bir rotadan devam ederek bin bir dehliz, dar sokak, galeri ve köprüden geçip tekrar Santa Lucia istasyonuna ulaşıyor…

Bunca yıllık gezginim bu denli etkileyici bir kent görmedim… Venedik’i gör sonra öl… Derim kısacası…

Yarın Rimini…

Yazarın Notu: Seyahat gerginliği, acelesi ve zor şartları altında sizlere geçtiğim bu yazıların edebi olamadığının farkındayım. Şimdilik sizler sıcağı sıcağına bunlarla idare edin; narrative olanları, başımıza gelenleri, yaşadıklarımızı ve edebi duygu verenleri uzun zamanlar içinde oya gibi işleyip sizlere sunacağız

Romancı, öykücü ve hiciv yazarı Hikmet Temel Akarsu 1960 yılında Gümüşhane'de doğdu. Dokuz yaşında ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti. İTÜ Mimarlık Fakültesi'ni bitirdi. Mimarlık yapmayıp, kendini yaşam düşü olan yazarlığa adadı. Roman, öykü, deneme, makale, eleştiri, oyun ve senaryo yazarlığı da dahil olmak üzere edebiyatın hemen hemen her alanında ürün verdi. Sanatçı Pen Club, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Mimarlar Odası üyesi olup halen İstanbul'da Sanat Ekibi'nin Sanat Danışmanlığı'nı sürdürmektedir.

Hikmet Temel AKARSU

Comments are closed.